Cape Town’da yapılacak 20 şey

Cape Town için biletlerinizi aldınız veya kaç gün gitsek, oralarda neler yapılır diye hesap yapıyorsunuz, o zaman işte size A’dan Z’ye Cape Town’da yapılacak 20 şey:

1- Masa Dağı’ndan ve Lion’s Head’den günbatımını izlemek

Cape Town’a geldiğiniz gibi ilk yapacağınız şeylerden biri Masa Dağı’na (Table Mountain) tırmanmak olmalı. 1000 metre yüksekliğinde, tepesi bir masa gibi dümdüz olan bu dağ, şehrin tam ortasında yer alıyor ve şehre geldiğiniz gibi ilk gördüğünüz şey. Hatta tatiliniz boyunca her gün göreceğiniz şey. 🙂

Biz buraya çıkmayı son güne erteledik ama bence ilk günlerinizde yapmalısınız. İsterseniz üç saatlik bir hiking sonrası buraya çıkabilirsiniz veya bizim gibi konforunuza biraz düşkünseniz 10 dakikalık kısa bir teleferik yolculuğu sonrası kendinizi dağın zirvesinde bulabilirsiniz.

Masa Dağı adı ile tamamen aynı olaraktan dümdüz. Ama gerçekten dümdüz. Bir noktada sanki bir ovada yürüyormuş gibi dolanıyorsunuz, çok ilginç. Burası, dünyanın en eski dağ oluşumuymuş ve hem UNESCO Dünya Kültür Miras Listesi’nde hem de Dünyanın 7 Yeni Doğal Harikası’ndan biri (7 Natural Wonders of the World). Listede isimler Kore’deki Jeju Adası, Everest Dağı ve Büyük Kanyon gibi diğer doğa harikaları.

Table Mountain - Masa Dağı (Cape Town, Güney Afrika, South Africa)

Masa Dağı’nda neredeyse 360 derece çeşit çeşit Cape Town manzaralı fotoğraflar çekebilirsiniz. Bunlardan en güzeli ise gün batımı tarafındaki kayalıklara oturup sanki uçurumdaymış gibi kollarınızı açarak poz vermek (cesur foto ayakları). Table Mountain’a kesinlikle günbatımı veya gündoğumu sırasında çıkmanızı öneriyorum, böylece burada gördüğünüz manzara iyice görkemli olacak. Hatta Bozcaada’daki Polente Burnu tadında yanınıza şarap ve atıştırmalık alıp günbatımına karşı keyif yapabilirsiniz. Bu arada dağın tepesi biraz esiyor, bu yüzden üstünüze bir hırka gibi bir şey alabilirsiniz. Ayrıca bulutlu bir gün yerine açık havanın olduğu bir günü tercih edin, yoksa manzaranız eksik kalabilir.

Masa Dağı’na teleferikle mi çıksak hiking mi yapsak diye düşünüyorsanız, bence doğrudan teleferikle çıkın.  Teleferikle çıkmak da oldukça güzel bir tecrübeydi. Zirveye çıkarken 360 derece kendi etrafında dönen teleferikte yer kapma derdinize gerek yok ve çok dik olan dağa tırmanırken bir yandan da kendi etrafınızda dönmek oldukça ilginçti. Özellikle günbatımına çıktıysanız ve son teleferiklerden birini yakalarsanız herkesin hep bir ağızdan gün batımına karşı söylediği şarkılar ile aşağıya geri inmek çok güzeldi.

Eğer “ben maceracıyım, teleferiğe falan binmem” diyorsanız, o zaman buranın çok sarp bir rota olduğunu ve ona göre ayakkabı getirmeniz gerektiğinin altını çizeyim. Table Mountain’da çok sık kaza olabiliyormuş.

Table Mountain Sunset - Masa Dağı Günbatımı (Cape Town, Güney Afrika, South Africa)
Masa Dağı’ndan muhteşem manzara

Yine gün batımı için bir diğer güzel nokta olan Lion’s Head‘e ise tırmanmak dışında çıkış yolu yok. Orası Masa Dağı’na göre nispeten daha kısaymış, yalnızca bir saat sürüyor. Biz cesaret edip çıkmadık ama Lion’s Head’e tırmanan arkadaşlarım hayatlarında gördükleri en iyi gün batımı olduğunu söyleyip duruyorlar. dassie

2- V&A Waterfront’ta dolanmak

Cape Town deyince aklıma gelen ilk imgelerden bir diğeri de V&A Waterfront. Şehrin merkezi neresi diye sorarsanız, aslında burası merkez noktalarından birisi denebilir. Kısaca büyük bir marina/liman, bir sürü irili ufaklı restoran, hediyelik eşya dükkanı, AVM ve bir dönme dolap. Burada şehrin simgelerinden olan dönmedolaba binebilir, Two Oceans Akvaryum‘unu gezebilir, Table Mountain’ı arkanıza alarak yerleştirdikleri hatıra çerçevesinde instalık fotoğraflar çekebilir ve güzel bir öğlen/akşam yemeği yiyebilirsiniz. Yani minimum yarım gününüzü burada çok rahat geçirebilirsiniz.

VA Waterfront (Cape Town, Güney Afrika, South Africa) (3)

AVM’sinde çok bir olay yok, hepimizin bildiği markalar var ama hediyelik eşya için güven içinde burayı tercih edebilirsiniz. Aslında “15 Soruda Cape Town” yazısında “Nereden alışveriş yapmalı” kısmında belirttim ama burada da kısaca özet geçeyim. Aslında şehrin merkezinde Green Market Square diye bir sürü standdan oluşan bir meydan var ve envai çeşit hediyelik eşyayı daha ucuza bulabilirsiniz ama gereksiz samimi, sarmaş dolaş bir pazarlık sürecinden geçmeniz gerekiyor ve kazıklanmış hissiyle ayrılabilirsiniz. En azından aynı ürünleri, hatta daha iyilerini içim rahat ve sakin bir şekilde, hatta kredi kartımı da rahatça kullanarak alayım diye düşünüyorsanız sizi V&A Waterfront’a alalım. Burada Out Of Africa ve Taung isimli iki mağaza bizim hediyelik eşya mabedimiz oldu. Yerel esintili takılardan, devekuşu yumurtasından lambalara, zürafa şeklinde ahşap kaşıklara kadar evinize ve kendinize birçok güzel şey alabilirsiniz. Ayrıca V&A Waterfront’ta biraz ilerleyince Alfred Mall diye daha kuytuda bir kısım var. Bu pasajımsı yerdeki mağazaları da biraz didiklemenizi öneriyorum. Tiger’s Eye isimli bir mağazada güzel takılar ve hatta Erosha isimli bir mağazada da Monkey Apple Tree denen ağacın meyvelerinin kurutularak yapıldığı mumluklar aldık. İlginç ve güzel hediyelikler bulabilirsiniz.

VA Waterfront (Cape Town, Güney Afrika, South Africa) (2)
V&A Waterfront

Ayrıca V&A Waterfront’ta yerel halkın yaptığı çok güzel canlı müzik performansları oluyor. Cape Town her ne kadar Avrupai havasını sürekli hissetirse de, buradaki canlı performanslar ile Afrika tınıları hissedebilirsiniz. Hatta gruplardan birini o kadar beğendik ki CD’lerinden aldık. 🙂

Bu arada Waterfront yemek açısından da birçok güzel seçenek sunuyor. Life Grand Cafe benim favorim, yine Belthazar da çok önerilen bir yer. Eğer biraz daha casual bir alternatif arıyorsanız Gibson’s Burger veya Quay Four olabilir. Ayrıca V&A Food Market isimli içinde birçok stand bulunan bir yemek alanı var. Buradan da kendinize ayaküstü bir şeyler alabilirsiniz. Çok güzel bir smoothie’ci ve yoğurt kıvamında dondurma yapan bir dondurmacı olduğunu da not düşeyim. Timsah ciğeri gibi ilginç yiyecekler alıp eve götürmek istiyorsanız da yine adresiniz burası olabilir. (Cape Town’dan detaylı yemek öneriler için şuraya buyrun)

Life Grand Cafe at VA Waterfront (Cape Town, Güney Afrika, South Africa) (2)
Waterfront’taki güzel restoranlar

3- Ümit Burnu’na gidip dünyanın bir ucunda hissetmek

Cape Town’a kadar gelmişken yapılacak başlıca şeylerden biri de tabii ki Ümit Burnu’na gitmek. Yalnız, ben nedense hep Masa Dağı gibi şehir merkezinin hemen orada bir şey düşünmüştüm, hatta şehrin onun etrafına kurulduğunu sanıyordum. Ama meğer biraz dışındaymış. 🙂

cape-of-good-hope-cape-town-gun
Ümit Burnu

Ümit Burnu ile beraber penguenlerin bulunduğu Boulder’s Beach, fokların yaşadığı Hout Bay gibi birkaç önemli turistik noktayı gezmek istiyorsanız tavsiyem ya sightseeing bus’lara binmek ya da daha da güzeli bizim gibi günlük tur almak. Otelinizden alınıp otele bırakılarak, küçük gruplar ile keyifli ve rahat bir şekilde bu turistik yerleri gezmek istiyorsanız günlük tur daha mantıklı. Biz HotSpots2C isimli tur şirketinden günübirlik Ümit Burnu turu aldık ve aşırı memnun kaldık. Hatta sempatik tur rehberimiz ile konuşurken blogum olduğundan bahsettim ve bana indirim kodu ayarladılar. Eğer bu turu almak istiyorsanız HotSpots2C‘nin websitesinde turu satın almadan önce indirim kodu kısmına EMREONAR yazarak %5 indirim alabilirsiniz. 🙂

Gelelim Ümit Burnu’na – aslında burası Afrika’nın en güney ucu değil, en “güneybatı” ucuymuş. Kıtanın en güney ucu Cape Agulhas’mış – yıllarca kandırılmışız! Ama yine de insan Ümit Burnu’na gelince “dünyanın bir ucundayım” hissini yaşıyor. Özellikle bulunduğunuz yerden itibaren Antarktika’ya kadar hiçbir kara parçası olmadığını düşününce çok garip geliyor. Burada uçsuz bucaksız deniz manzarasına karşı öğle yemeği molası vermek ve dünyanın ucundaki deniz fenerine tırmanmak çok güzel. Yalnız dikkat edin burada babunlar yaşıyor ve yemek kokusunu duydukları gibi peşinize takılabiliyorlar. Babunların, şempanze gibi minnoş bir maymun türü olmadığını ve tehlikeli olabileceğini hatırlatırım. Gerçi biz denk gelmedik ama burada genellikle görülüyorlarmış.

Bu arada Ümit Burnu (Cape of Good Hope) aslında denizcilere moral olsun diye sonradan konulmuş bir isimmiş ve ilk başta “Fırtına Burnu” olarak adlandırılmış. Oraya gittiğinizde neden adında fırtına geçtiğini anlayacaksınız. Bol rüzgarlı bu durak için o gün hava 30 derece ile olsa üzerinize kalın bir şeyler almayı unutmayın.

4- Penguenler ile selfie çekmek

Babunlar, filler, çitalar, penguenler… Bir saniye, penguen mi dedim? Evet, Cape Town’da baya baya penguenler var ve hatta şehrin sembollerinden biri haline gelmişler. Burası da şehrin biraz dışında ve yine HotSpots2C‘nin Ümit Burnu kapsamındaki turu ile gezdik.

African Penguins at Boulder Beach (Cape Town, Güney Afrika, South Africa)
Afrika Penguenleri

Afrika Pengueni isimli bir alt tür olan bu penguenler Cape Town’daki Boulders Beach başta olmak üzere ülkenin güney kıyılarındaki birkaç adada yaşıyorlar. Bu tür, Güney Afrika Cumhuriyeti’ne ek olarak, isminden de belli olacağı üzere, Namibya açıklarındaki Penguen Adaları’nda da yaşıyormuş. Çıkardıkları eşeğe benzeyen sesten dolayı “jackass penguin” de deniyormuş bunlara.

African Penguins at Boulder Beach 3 (Cape Town, Güney Afrika, South Africa)

Valla bu penguen olayı konusunda pek beklentim yoktu ama gidip yerinde görünce resmen bir çocuk gibi heyecanlandım. Yıllarca belgesellerde gördüğümüz penguenler bembeyaz bir kumsalda badi badi yürüyorlar ve siz diplerine kadar girebiliyorsunuz. Şaka gibi! Ben yalnızca uzaktan görebiliyoruz zannederken aslında meğer diplerine kadar sokulabiliyor hatta onlarla aynı koyda yüzebiliyorsunuz bile. (Ama tabii vahşi hayvan olduklarını unutmamak ve herhangi bir temasa girmemek gerekiyor) Burası kesinlikle Cape Town’ın highlight’larından biri.

African Penguins at Boulder Beach 2 (Cape Town, Güney Afrika, South Africa)
Afrika penguenlerinin yaşadığı Boulder Beach


5- Binlerce fokun yaşadığı adayı göreyim derken alabora hissi yaşamak

Seals on Duiker Island, Hout Bay (Cape Town, Güney Afrika, South Africa) 2

Ümit Burnu turumuzda sıradaki nokta ise yine başka bir hayvanat içeriyor: foklar. Gerçekten Cape Town hayvan skalası konusunda eşsiz. Cape Town’ın biraz dışındaki Hout Bay isimli balıkçı kasabasına doğru yol alıyoruz. Burası sıra sıra balıkçı tekneleri, uçuşan martıları ile cidden tam bir balıkçı kasabası ama bu tabloya ek olarak limanda gebeşleyen foklar var!

Hout Bay Seals (Cape Town, Güney Afrika, South Africa)
Hout Bay’deki foklar

Tombik fokların yaşadığı adaları görmek istiyorum diyorsanız, limandan kalkan tekneler ile 15-20 dk süren bir yolculuk sonrası kıyıdan açıkta yer alan Duiker Adası (Duiker Island) denilen ve binlerce fokun yaşadığı kayalıklara geliyorsunuz. Bu arada tekne dediğim şey bildiğiniz Mavi Marmara Bostancı-Adalar ayarında bir motor ve hatta daha küçüğü, ve burada her zaman korkunç bir rüzgar olduğu için tekne açıkta deli gibi sallanıyor. Hatta birkaç yıl önce büyük bir kaza bile olmuş. O yüzden eğer sizi deniz tutuyorsa veya fobiniz varsa binmenizi pek tavsiye etmem. Onun dışında, teknedeki 50 tane Koreli turist ile dalgalar içinde debelenmek de fokları görmek kadar enteresan bir deneyimdi. Dev dalgaların arasında suya batıp çıkan, kayaların üzerinde sırt üstü gebeş gebeş uzanan tombik fokları görmek güzeldi. Hout Bay’e kadar gelmişken bu adayı da görmenizi tavsiye ederim. Veyahut sahildeki seyyar satıcılardan pazarlığın dibine vurarak alışveriş yaparak da zaman geçirebilirsiniz.

Seals on Duiker Island, Hout Bay (Cape Town, Güney Afrika, South Africa)
Yüzlerce fokun yaşadığı Duiker kayalıkları

Bu arada bu Hout Bay’de Liechtenstein’daki meşhur sarayın bir replikası var desem? (Alakasızlıklarda bugün)

6- St. James veya Muizenberg Plajı’ndaki renkli kulübeleri Instagram için sömürmek

Ümit Burnu turumuzda Ümit Burnu, Boulders Beach ve Hout Bay’e ek olarak ayrıca Chapmans Peak Drive denilen ve birçok araba reklamının çekildiği, sarp yamaçlardaki meşhur otoyolu da gördük ve sonra Simon’s Town denen Fish & Chips’i ile meşhur kasabadan da geçtik ve son durağımıza geldik: St. James Beach. St. James Plajı tıpkı kardeşi Muizenberg Plajı gibi rengarenk yazlık kulübeleri ile meşhur. Burada arkamıza Kap Bölgesi’nin meşhur dik yamaçlarını da alarak bol bol fotoğraf çektirdik.

St. James Beach (Cape Town, Güney Afrika, South Africa)
St. James Beach’in rengarenk kulübeleri

Eğer burası kesmezse sizi dalga sörfü ile öne çıkan geniş bir kumsal olan Muizenberg Plajı’na alalım. 🙂

7- Kirstenbosch Botanik Bahçeleri’nde Jurassic Park’ta gibi hissetmek

Burayı listenize ek-le-yin. Özellikle de doğayı ve bu tür botanik bahçelerini seviyorsanız. Geriye dönüp bakınca sanırım en çok burayı, şarap turunu, Cheetah Outreach ve Old Biscuit Mill’i sevdim.

Kirstenbosch Botanical Gardens (Cape Town, Güney Afrika, South Africa)
Canopy Walkway

Kirstenbosch Botanik Bahçeleri, UNESCO Kültür Miras Listesi’nde muhteşem bir ekolojik değer. Burada yürürken uçsuz bucaksız yeşilin içinde kendinizi Jurassic Park’ta gibi hissediyorsunuz. Ayrıca Canopy Walkway diye ağaçların en üst dallarının üzerinde ve hizasında yürüdüğünüz mimari harikası bir yürüyüş yolu yapmışlar ve altınızda kalan yeşilliğe ve sisli dağlara bakarak yürümek ve manzarayı içinize çekmek inanılmaz!

Kirstenbosch Botanik Bahçeleri (Cape Town, Güney Afrika, South Africa)
Kirstenbosch’un Jurassic Park-vari hali

(Alakasız not: buranın devasa bir hediyelik eşya dükkanı var, sanırım hayatımda gördüğüm en büyük müze dükkanı)

8- Bo-Kaap mahallesinde rengarenk evlerin arasında boy boy fotoğraf çektirmek

Cape Town’da insanların koyduğu fotoğraflarda fosforlu renkleri ile sıra sıra evlerden oluşan sokaklar illa dikkatinizi çekmiştir diye düşünüyorum. İşte burası şehrin hemen merkezinde bulunan ve Müslüman Malaylar’ın yaşadığı Bo-Kaap mahallesi. Irkçılığın zirve yaptığı bir dönemde tepki olarak rengarenk boyadıkları evleri bugün şehrin en ana turistik yerlerinden biri olmuş durumda. Burada fotoğraf ve Instagram çılgınlık derecenize göre 30 dakika ile 2 saat arasında uzanan bir skalada zaman geçirebilirsiniz.

Bo-Kaap (Cape Town, Güney Afrika, South Africa)
Rengarenk evleriyle Bo-Kaap

9- Şehir merkezinde dolanmak & Company Gardens 

Bo-Kaap’ı gezdikten sonra şehrin merkezinde biraz dolanabilirsiniz, yani bizim İstiklal Caddesi tadındaki Long Street ve yine bizim Galata tadındaki Bree Street. Long Street tarihi binaları ve çeşitli restoran-barları ile oldukça hareketli. Burada Mama Africa isimli safari hayvanlarının etlerini deneyebileceğiniz bir restoran bulunuyor. Cape Town’da hiç Türk restoranı veya dönerci görmedim ama Long Street üzerinde bir Kürt restoranı bulunuyor – canı bizim coğrafyanın yemeklerini çekenlere duyurulur.

Long Street (Cape Town, Güney Afrika, South Africa)
Long Street’teki tarihi evler

Long Street’in paralelindeki Bree Street ise tasarım dükkanları ve üçüncü dalga kahvecileri ile biraz #instakeşif yapmak isteyenler ve güzel bir kahveci arayanlar için ideal.

Bu iki caddenin hemen yakınlarındaki Company Gardens‘da ağaçların altında serinleyebilir hatta piknik bile yapabilirsiniz. Burada ayrıca Güney Afrika Parlamentosu’nu ve National Gallery’yi de görebilirsiniz.

Company Gardens, Cape Town, Güney Afrika, South Africa
Güney Afrika Parlamento binası

10- Stellenbosch şarap bölgesine gidip tadım ayağına bütün gün çakırkeyif gezmek

Yukarıda bir yerlerde dediğim gibi Cape Town’da en keyif aldığım günlerden biri Stellenbosch Şarap Bölgesi’ni keşfettiğimiz gün oldu. Güney Afrika’nın meşhur şaraplarını keşfetmek ve pitoresk bağevlerinde kendiniz kaybetmek istiyorsanız şarap bağları yazıma buyurun.

Stellenbosch Vineyards (Cape Town, Güney Afrika, South Africa)
Stellenbosch Şarap Bağları

11- Safari yapmak

Cape Town doğrudan bir safari destinasyonu olmasa da, şehrin 2-3 saat uzaklığında  Karoo isimli bölgede yer alan Aquila Safari durumu kurtarıyor. Eğer safari yapmayı düşünüyorsanız, Aquila Safari’deki günümüzü anlattığım yazıya beklerim.

Zebras in Aquila Safari (Cape Town, Güney Afrika, South Africa)
Aquila Safari’de zebralar

12- Çitaları sevmek

Cape Town’dayken “görülecek hayvanlar listesi” gibi bir listeniz varsa bol bol tick atabilirsiniz. Doğanın en hızlı hayvanlarından biri olan çitaları yakından görmeye, onlar hakkında bilgi edinmeye ve sevmeye ne dersiniz? Cape Town’a 45 dk. uzaklıktaki Cheetah Outreach‘te hem çitaları sevip onlarla fotoğraf çektirebilir hem de nesillerinin korunmasına katkıda bulunan Anadolu Sivas Kangallarını görebilirsiniz! Eğer merak ettiyseniz detaylı bilgi için Cheetah Outreach’i anlattığım yazıma bekliyorum. 🙂

Cheetah Outreach (Cape Town, Güney Afrika, South Africa)
Cheetah Outreach

13- Clifton Beach’te güneşlenmek

Clifton Beach, Cape Town’daki en güzel plaj olabilir. Bembeyaz ve incecik kumları ile kocaman bir koy boyunca uzanıyor. Hatta o kadar büyük ki 4 kısma ayırmışlar ve Clifton 1, Clifton 2 vs. diye gidiyor. Aralarında en iyisi Clifton 4 ve burada Bungalow diye güzel bir restoran da var ama ah keşke bir de denizi sıcak olsa… Clifton Beach, Cape Town’da yüzme hayallerimizin şıngırt diye kaybolduğu yer oldu… Meğer Cape Town’un merkezinin bulunduğu Atlantik Okyanusu kıyılarında yaz mevsimiyken bile suyun sıcaklığı 7-11 derece arasında kalıyormuş… Eğer denize girmek istiyorsanız Hint Okyanusu tarafına gitmeniz gerekiyor, mesela Muizenberg Beach tarafına ama orası da fazla dalgalı ve yüzmekten ziyade dalga sörfüne uygun. Yani Cape Town’dan yaklaşık iki saat uzaklaşmadan denize girmeniz zor ama beyaz kumların üzerinde güneşlenebilirsiniz.

Clifton Beach (Cape Town, Güney Afrika, South Africa)

14- Camps Bay’de şık bir akşam yemeği ile ışınlanmak

“Afrika’nın Miami’si” diye bahsedildiğini okuduğum Camps Bay, Miami mi bilmiyorum ama kesinlikle Nice/Cannes arasında bir yerlerde sıkışıp kalmış. Bir akşamüstü Camps Bay’e gelin ve güneşin batışını izleyerek bir şeyler içip, şık bir akşam yemeği ile zihnen ışınlanmaya buyurun. Buradaki Zenzero, Parade ve Paranga en iyi restoranlar. Ayrıca Cumartesi akşamüstü Chincilla isimli rooftop bar’da güzel müzik ve hafif parti ortamı oluyor.

Camps Bay (Cape Town, Güney Afrika, South Africa)
Camps Bay

15- Cape Town’ın kahve kültürüyle tanışmak

Cape Town, dünyada üçüncü dalga kahveci kültürünü en çok benimsemiş şehirlerden biri ve artık bu kimliğinin bir parçası olmuş gibi. Birçok kaynakta Cape Town’un kahvecileri anlatılıp duruyor. Özellikle Cape Town’un Galata’sı tadındaki Bree Street civarında çok güzel kahveciler var. En beğendiklerim olan Dapper Coffee ve Truth Coffee‘yi atlamayın derim.

16- Old Biscuit Mill’de Cumartesi gününü geçirmek 

Cumartesi gününüze sakın bir şey koymayın çünkü adresiniz Old Biscuit Mill olmalı. Bizim Karaköy tadındaki Woodstock mahallesinde bulunan eski bir bisküvi değirmeninin yenilenip bir sürü tasarım mağaza, güzel kafeler ve yemek pazarı ile yeniden açıldığı ve bu açıdan bizim Bomontiada’yı andıran Old Biscuit Mill tam bir festival alanı gibi. Yerlerde oturup bir şeyler yiyip içenler, canlı müzik grupları, tasarım ürünler satan standlar… Buranın havasını çok beğendim ve Cumartesi gününüz için ideal. “Cape Town’da en iyi kahve ve kahvaltı önerileri” yazımda daha detaylı bahsettim.


Listemi kendim yapmadığım birkaç şey ile tamamlamak istiyorum, belki sizin ilginizi çeker veya zamanınız olur ve yapmak istersiniz.

17- Köpek balıkları ile dalış yapmak

Cape Town köpek balıkları ile dalış yapabileceğiniz nadir yerlerden biri ve tüm dünyadan yalnızca bunun için buraya gelen insanlar var. Açıkçası bu olayı biraz araştırdım ve beni pek çekmedi. Hızlıca anlatayım: bir tekne ile okyanusta açılıyorsunuz ve köpek balıklarının olabileceği bir yere geldikten sonra sizi dalgıç kostümleri ile güvenli bir kafesin içinde suya indiriyorlar. Denize kanlı et parçaları atmaya başladıktan birkaç dakika sonra bunları sezen köpek balıkları kafese gelmeye başlıyor. Tüm bu deneyim boyunca kafesin içindesiniz ve yaklaşık 300-500 dolarlık bir turdan bahsediyoruz. Yani beni açıkçası çok çekmedi ama alıcı kitle olmayabilirim. 🙂 Ayrıca köpek balıklarını yemlemeye alıştırdığı için ne kadar doğa canlısı bilemedim ama tabii bu açıdan bakınca çita sevmek de her şeye rağmen ne kadar doğa canlısı ise belki bu da o kadar…

18- Balinaları izlemek

Cape Town’dan iki saat uzaklıkta bulunan Hermanus kasabasından açılarak balinaları görebilirsiniz! Evet, Cape Town’da görmediğiniz bi balinalar kalmıştı. 🙂

Hermanus, WWF tarafından dünyada balinaların gözlemlenebileceği en iyi 12 yerden biri olarak seçilmiş ve onları yalnızca Temmuz-Kasım ayları arasında buradan gözlemleyebiliyorsunuz. Biz Şubat’ta gittiğimiz için bunu listemize ekleyemedik.

19- Township’leri gezmek

Cape Town’un şaşaalı yüzünün öteki tarafında korkunç bir gelir eşitsizliği var. Bizdeki gecekondu mahalleleri gibi düşünmeyin, township denen mahalleler resmen birkaç tenekeden yapılmış evlerden oluşuyor ve birkaç sokaktan oluşan bir mahalle değiller. Mesela 100 km/s giden bir arabayla otoyolda uçsuz bucaksız 25 dakika boyunca bir township’in yanından geçtik ve rehberimizin dediğine göre yalnızca o township’te 300 bin kişi yaşıyormuş! Gelir ve yaşam standartları farkını sanırım bu durum özetliyor. Townshiplere birçok tur da düzenleniyor ve tur ile giderek bu mahalleleri kendi gözlerinizle detaylı görebilirsiniz. Aslında o mahallelerin ekonomisi için iyi bir şey olsa da benim pek içime sinmedi. Bu arada kendi başınıza sakın gitmeye kalkışmayın, güvenlik riskleri konusunda uyarılar var. Günübirlik bir tur alabilirsiniz.

20- Apartheid’a ve ırkçılığa dair bir şeyler öğrenmek

Bu konuda Robben Island ve District 6 Museum’u gezerek konu hakkında güzel bilgi sahibi olabilirsiniz. Robben Island, Nelson Mandela’nın hapis yattığı cezaevinin bulunduğu ada. Bugün o cezaevi bir müzeye dönüşmüş durumda ve bir zamanlar orada hapis yatan düşünce suçluları bugün müzeyi kendileri gezdiriyor. Waterfront’tan kalkan yarım saatlik tekne yolculuğu sonrası varabilirsiniz. Açıkçası bizim zamanımız kalmadı ama giden arkadaşlarımız çok beğendi. Buradan Cape Town ve Masa Dağı’nın manzarası çok güzel duruyormuş.

District 6 Museum, Cape Town, Güney Afrika, South Africa
District 6 Museum

Ama apartheid konusunda güzel bir anlatıma sahip olan ve tarihi ile oldukça çarpıcı olan District 6 bölgesindeki District 6 Museum‘u gezdik. Bir zamanlar çok canlı olan ve mahalle dayanışmasına sahip District 6 mahallesinden 60,000 kişi ırkçı rejim zamanı zorla bu mahalleden sürülmüş. Eski mahalle ruhuna, apartheid ve ırkçılığa karşı bir şeyler öğrenmek için uğramanızı tavsiye ederim.

District 6 Museum (Cape Town, Güney Afrika, South Africa)
District 6 Museum

Cape Town dışında rotalar:

Garden Route

Cape Town’da yapılacak şeylere biraz göz attığınızda her yerde Garden Route’u görebilirsini.z. Nedir ki bu diyecek olursanız; Cape Town’un doğusunda yer alan ve doğal muhteşem güzelliklerden oluşan yerlere uğradığınız minimum üç gece dört günlük rotalar. Bunların içinde safari gibi opsiyonlar da var ve eğer on gün civarı Cape Town’da kalacaksanız böyle bir şey yapabilirsiniz.

Kruger Milli Parkı

Johannesburg yakınlarındaki Kruger Milli Parkı gerçek safari deneyimi arayanlar için ideal ama en az 2-3 gün ayırmanız gerekiyor.

Victoria Şelaleleri 

Zimbabwe-Zambia arasında yer alan bu doğa harikası şelaleleri aslında çok merak ediyordum ve bir ara acaba buraya kadar gelmişken gitsek mi diye düşündüm, ama 2 günlük bir yolculuk için Cape Town’dan gidiş dönüş uçak biletinin 1000 dolar olduğunu görünce haliyle vazgeçtim. HotSpots2C‘nin buraya turları var ama uçak biletini kendiniz karşılamanız gerekiyor.
Sorularınız olursa yorum bırakabilirsiniz! 🙂

Reklamlar

Cape Town’da yapılacak 20 şey” üzerine bir yorum

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s