Cheetah Outreach’de çitaları sevmek! (Cape Town)

Cape Town’da yapılacak en güzel aktivitelerden biri de Cheetah Outreach’i ziyaret edip çitaları sevmek! “Çita sevmek” – doğru düzgün kedi sevmemiş benim için oldukça iddialı bir eylem açıkçası.

Kaplan, çita vs gibi hayvanlarla temasın olduğu hatta fotoğraf çektirmenin işin içine girdiği yerlerde ne yazık ki hayvanları suistimal de çok yüksek oluyor. Bu nedenle Cheetah Outreach’e gitmeden önce detaylı bir şekilde araştırma yaptım ve burada hayvanların uyuşturulmadığına emin oldum. Zaten Cheetah Outreach, genel olarak çitalar konusunda bilgilendirmek, korumak ve farkındalık oluşturmak için kurulmuş bir yer.

Cheetah Outreach Somerset (Cape Town, Güney Afrika, South Africa)
Cheetah Outreach’in müze binası

Çitaların nesillerinin tükenmesi karşısında en büyük tehlike, sürülerini çitalardan korumak için onları zehirleyen ve öldüren çiftçilermiş. Bu durumun önüne geçmek için Anatolian Shepherd Dog, yani bizim bildiğimiz Sivas Kangal‘nı, Güney Afrika’ya getirip burada üretmeye ve çiftçilere ücretsiz olarak dağıtmaya başlamışlar. Kangallar çok iyi çoban köpekleri oldukları için çiftçilerin sürülerini çitalardan koruyor ve böylece çiftçilerin çitaları zehirlemesinin önüne geçmiş oluyorlarmış. Cheetah Outreach de hem bu Sivas Kangalı programına maddi fon oluşturmayı amaçlıyor, hem Sivas Kangallarını üretiyorlar hem de çitaları sevmeye gelenler aracılığı ile kamuoyunu bilinçlendirmeye çalışıyorlar.

Çita sevmek konusunda açıkçası biraz gergindik. Buraya gelecekseniz sabah saatlerinde gelmenizi öneririm çünkü 12-2 arası çitaların dinlenme ve yemek molası gibi. “Peki çitalar uyuşturulmuyorsa nasıl sakin duruyorlar?” diye sorabilirsiniz. Bunu biz de sorguladık ve birkaç nedeni var. Öncelikle kedigiller günde yaklaşık 15 saat uzanıp uyudukları için karınları tok olduğu sürece çitalar da günü uzanarak geçirmeyi tercih ediyor. Bunun haricinde buradaki bütün çitalar bu tesise sadece 6 aylıkken gelmişler ve bakıcılarının elinde büyümüşler ve ayrıca hiçbir zaman canlı hayvan ile avlanmayı öğrenerek beslenmemişler.

Aslında bu da tabii tartışmalı bir konu olabilir. Doğası gereği vahşi olan bir hayvanı bir nevi evcilleştirmek… Ama günün sonunda doğadaki hiçbir hayvan bir noktada evcil değildi… ve de burada genel olarak bu türü korumak gibi büyük bir amaç da var. Yani aslında hem bir nevi evcilleştirilerek hem de bebekliklerinden itibaren bu ortamda büyüyerek bu şekilde çitaların yanına girip sevebiliyorsunuz.

Cheetah Outreach (Cape Town, Güney Afrika, South Africa)
Cheetah Outreach’de sıramızı beklerken

Buraya geldiğimiz gibi saat 12 olmadan önce çitaları sevmek için sıraya giriyoruz. Toplam 7-8 çita var ve yalnızca o anda sakin olanların yanına ziyaretçi alıyorlar ve yanınıda her daim bakıcıları bulunuyor. Açıkçası bakıcıları ile baba-çocuk gibi olmuşlar. Bizim sevdiğimiz çita mesela bakıcısını yalıyor, onun kucağında bebek gibi uzanıyordu. Çok acayip. Bu arada buradaki çitaların hepsi kardeşleri ile berabermiş ve çitalarda muhteşem bir aile bağlılığı oluyormuş. Bu nedenle çita sevme saatleri dışında buradaki çitalar kardeşleriyle beraber vakit geçiriyormuş.

Çitayı sevmek bir o kadar heyecanlı ve güzeldi. Çitanın karnını okşarken mırıl mırıl gözlerini kapayıp mırlaması çok ilginçti – tıpkı bir kedi gibi!

Cheetah Outreach (Cape Town, Güney Afrika, South Africa)
Cheetah Outreach

“Çita sevdik bitti” gibi olacağını düşündüğüm Cheetah Outreach, açıkçası benim Cape Town’da en keyif aldığım noktalardan biri oldu çünkü 2-3 saat boyunca çok fazla şey öğrendik. Burada genel olarak doğal hayatı korumayı ve insanları bilinçlendirmeyi hedefliyorlar ve çiftçilerin çitaları zehirlemelerinden nasiplenen vaşak, karakulak gibi diğer kedigilleri de burada görebilirsiniz. Ayrıca Afrika kaplumbağası ve meerkat gibi hayvanlar da var ve dilerseniz onlarla da “encounter” yapıp, sevebiliyorsunuz. (yanlarına gidip sevmeye “encounter” diyorlar) Aslında kaplumbağanın veya meerkat’in çiftçiler tarafından zehirlenmesi gibi bir durum yokmuş ama onlar da evcil hayvan olarak kullanılmış vahşi hayvanlar olarak burada rehabilite ediliyorlarmış. Yalnız bunlarla encounter yapabilmek için bakıcılarının da orada mevcut olması gerekiyor ve bu her zaman olmayabiliyor. Zaten çita veya vaşak gibi hayvanlar dururken niye kaplumbağa sevip fotoğraf çektirelim diye düşünebilirsiniz ama bunu bizimle beraber gezen bir Alman turist sordu. Evet…

Burada hem tesisi gezebiliyor hem de sonrasında çitaları veya diğer hayvanları sevebiliyorsunuz. Tesis gezisi kapsamında Sivas Kangalları ile ilgili bir video izleyip ardından Sivas Kangalları’nın bulunduğu alanı ve burada rehabilitasyondaki işte vaşak, karakulak gibi diğer vahşi hayvanların bulunduğu alanları gezip çalışanlardan bilgi alıyorsunuz. Açıkçası benim hepsini tek tek gezip bilgi almak çok hoşuma gitti. Burada yazın gönüllü çalışanlar oluyormuş rehber olarak. Üniversite öğrencisiyken 1-2 ay böyle bir çalışma için burada olmak isterdim 🙂

Şehrin biraz dışında Somerset denen bölgede yer alan Cheetah Outreach’e nasıl gitsek çok kararsız kaldık, şehrin biraz dışında kalıyor ama aslında Uber ile yaklaşık 45 dk. Sürüyor ve 150 TL gibi bir şey tutuyor. Biz üç kişi olduğumuz için açıkçası ulaşım açısından diğer alternatiflerden çok daha uyguna geldi. Buraya kadar gelmişken yakınlardaki şarap bağlarına ve Stellenbosch’a gidebilir veya şehre dönüş yolunda buraya yakın olan Muizenberg Plajı’na geçebilirsiniz. Biz ise şehre dönüp Kirstenbosch Botanik Bahçeleri’ni keşfetmeye karar verdik.

Diğer Cape Town yazıları için tık tık:

Cape Town’dan Günübirlik Safari
Cape Town’da Yapılacak 20 Şey

Reklamlar

Cheetah Outreach’de çitaları sevmek! (Cape Town)” üzerine 8 yorum

  1. İyiniyetinizden kuşkum yok ama yanıltıcı bir yazı olmuş. Uyuşturucunun kullanılmaması bu yerde de hayvan sömürülmediği anlamına gelmiyor ne yazık ki. İnternet sitelerinde de görebilirsiniz, burada bulunan bir iki istisna dışındaki çitaların hepsi zaten esaret altında doğup insanlar tarafından büyütülüyor ve bu hayvanların yaban hayatına kazandırılması gibi bir amaç da güdülmüyor (esaret altında büyüyen hayvanlarda davranış bozuklukları ve sağlık problemleri oluştuğunu eklemek gerek). Üstelik bu hayvanların çoğaltılma sebebi de öncelikli olarak bu sevme talebine karşılık vermek, yani gelir kaynağı yaratmak. Bu hayvanlara ömür boyu sürecek zoraki bir elçi rolü biçiliyor, orada durmama gibi bir seçenekleri yok. Çiftçiler ve çitalar arasındaki çatışmayı azaltarak türün azalmasını engellemek güzel bir amaç ama bunun gerçekleşmesini sağlamak sadece yüzlerce insanın çitaya dokunmasıyla gerçekleştirilecek bir şey mi? Koruma adı altında eğitimle eğlenceyi birbirine karıştırıyor olabilir miyiz?

    Beğen

    1. Öncelikle yorumunuz için teşekkürler. Elbette bu konuda uzman sayılmam, ben de günün sonunda bir turist olarak gittim ve gitmeden önce bu konuda duyarlı olduğum için araştırma yapmak istedim. Belirttiğiniz gibi “ömür boyu sürecek zoraki elçilik” dışında gerçekten suistimal yok, birçok çevre koruma vakfı ile beraber çalışıyorlar ve bu tesisi ziyaret ücretleri ile de Sivas Kangalı projesine fon oluşturuyorlar. Ömür boyu elçilik konusu üzerine tartışılabilir. Elbette bu hayvanlar vahşi hayvanlar ama benim kendi gördüğüm ve araştırdığım kadarıyla dünyanın dört bir yanında hayvanat bahçesinde yaşayan hayvanlardan çok daha iyi şartlardalar.

      Beğen

      1. Her zaman böyle turistik aktivitelerin etik tarafı tartışmaya açık olsa da Güney Afrika’daki bu ve benzeri tesislerin ne yunus parklarına ne de hayvanat bahçelerine benzetilmemesi gerektiğini düşünüyorum. Zaten ziyaretçiler o an hayvan müsait durumda değilse göremeden gitmek zorunda kalıyorlar, çünkü hayvanın durumuna göre yanlarına ziyaretçi alınıyor. Ben en azından bir farkındalık yaratıldığını düşünüyorum. Böyle korumaya yönelik tesisler de olmasa soylarını tüketebilecek bir kapasiteye sahip insanoğluna karşı savunmasızlar çünkü 🙂

        Liked by 1 kişi

      2. Dünyanın pek çok yerinde yaban hayatı korumacılığı/rehabilitasyonu adı altında hayvanlar sömürülüyor ve bu sahte yerlerle gerçek koruma yerlerini ayırt etmede kullanılan bir ölçüt hayvanlarla temasa izin verilip verilmediğidir. Gerçek bir koruma merkezi esaret altında hayvan üretmez ve bünyesindeki yaban hayvanlarıyla insanların temasına izin vermez. O nedenle burada hayvanlara iyi bakılıp bakılmadığının (bir zahmet baksınlar) bu noktada bir önemi bulunmuyor, bu yaptıklarına meşru bir zemin sağlamıyor. Hayvanın durumuna göre ziyaretçi alınması hayvana rahatsızlık vermekten kaçınmaktan ziyade insanlara saldırmasını önlemek içindir. Öte yandan Afrika’da bu konu üzerinde özellikle çalışan birinin blogunda insan ilgisini istemeyip uzaklaşmaya çalışan bir çitaya izin verilmeyip orada tutulduğunu gözlemlediğini de okuyabiliyorsunuz. Dediğim gibi, farkındalık yaratmak ve Sivas Kangalı Projesi için fon toplamak gerçekten güzel amaçlar. Ama bu amaçları gerçekleştirmek için hayvanları annelerinden ayırarak, esir hayatı yaşatılarak ve doğalarına aykırı şekilde davranmaya zorlamaya gerek var mı? Bunun yanıtı ne yazık ki kocaman bir hayır. Farkındalığı yaratmak ve fonu bu hayvanları para aracına dönüştürmeden toplamak mümkün mü? Evet. Verilen her para talep yaratıyor ve esaret sisteminin devamlılığına yol açıyor. Siz bir kere gitmişsiniz yapabileceğim bir şey yok, belki ilerde yine böyle bir yerle karşılaştığınızda bu sefer farklı düşünürsünüz diye yazmak istedim. Daha da önemlisi çita sevmeyi düşünüp de yolu buraya düşeceklerin neyi destekleyeceklerine dair bir bilgisi olsun diye 🙂
        Burası hayvanat bahçeleri veya yunus parklarından pek farklı değil o kadar, insan zoruyla oraya ait olmayan hayvanlar hapsediliyor, bunun yapılması için gerçek bir neden yok, ‘conservation’ değeri büyük bir soru işareti. Son olarak belirteyim ki Cheetah Outreachteki çitaların son vardığı yer de zaten hayvanat bahçesi.
        Bilgilenmek isteyen https://greengirlsinafrica.com sitesindeki yazıları okuyabilir.

        Beğen

        1. Linkini koyduğunuz siteyi inceledim ve birkaç yazıyı okudum; biraz daha farkındalık yarattı kesinlikle. Fakat o sitede de yorumlar kısmında minik bir tartışma dönmüş. 🙂 Sanırım hayvanat bahçelerine satılma vs kısmı diğer conversation alanlarına yönelik bir genelleme olmuş, ayrıca bize verilen bilgiye göre çitalar “encounter” saatleri dışında orada diğer aile üyeleri (kardeşleri) varsa onlarla beraber kalıyormuş. Bu yüzden hala Cheetah Outreach’in bazı diğer maddi amaçlı bu işi yapan kurumlara göre masum olduğunu düşünüyorum, fakat tabii ki sizin altını çizmek istediğiniz noktayı da anladım. Zaman ayırıp böyle detaylı bir yorum paylaştığınız için çok teşekkürler.

          Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s