Haftasonu yurtdışı deniz kaçamağı: Alexandroupoli sahilleri

Yazın yakın bir yerlere mi gitmeyi planlıyorsunuz? Eğer vizeniz varsa, izin bile almaya gerek olmadan haftasonu için Dedeağaç’a (Yunanistan’daki ismiyle Alexandroupoli) gidebilirsiniz!

Kuzenimin düğünü için gitmişken, aslında yazın haftasonu buralara gelmenin ne kadar güzel olacağını fark ettim. Türkiye sınırına arabayla 30-40 dk. uzaklıktaki Dedeağaç ve yakınındaki köy/kasabalar kısa bir yaz tatili kaçamağı için ideal. Biz Cumartesi sabah 7 gibi yola çıktık, öğlen Yunanistan’da denize giriyorduk bile, öyle söyleyeyim. 🙂

Eğer yol üzerinde çok fazla mola vermezseniz İstanbul’dan yalnızca 4-5 saat uzaklıkta. İstanbul’dan Tekirdağ üzerinden İpsala’ya kadar gittikten sonra sınırı geçince Alexandroupoli tabelalarını takip ederek yaklaşık 40 km gitmeniz gerekiyor. (Bu arada sınırda Meriç nehrinin üzerinden geçerken köprünün Türk tarafında kırmızı-beyaz olup Yunan tarafına geçince lacivert-beyaz olması da küçük bir detay. :)) Bizim gittiğimiz sahil kasabası Makri ise Alexandroupoli’den sonra yaklaşık 12 km. daha sonra.

Meriç nehri ve İpsala sınır kapısı
Meriç nehri ve İpsala sınır kapısı

Makri, hemen deniz kenarında bir balıkçı kasabasıymış ve son yıllarda turizm ile gelişmiş. Upuzun bir sahili ve bu sahil üzerinde birçok beach club tarzı işletme var. Batı Trakya’da olduğu için beklentilerim bir tık düşüktü ama açıkçası işletmeler beklentimin üstünde çıktı. Hele Türkiye’de buraya benzer bölgeler olarak düşündüğüm (ama gerçekte olmayan) Enez veya Altınoluk gibi yerler ile kıyaslayınca bir kez daha niye sahillerimizi güzel kullanamıyoruz diye üzüldüm. Yunanlarda kesinlikle bizden daha net bir estetik zevki olduğu kesin.

makri-alexandroupoli-yunanistan
Makri sahilleri

Peki denizi nasıl derseniz? Haziran başında gitmemize rağmen deniz gayet ılıktı, baya şaşırdım. Burgazada’ya veya daha güneyde olan Bozcaada, Ayvalık vs. gibi yerlere göre denizi daha sıcak – herhalde akıntılarla alakalı.

agia paraskevi-kilise-makri-alexandroupoli-yunanistan
Makri sahilindeki güzel Agia Paraskevi kilisesi

Gelelim nereye gitsek kısmına. Denize girmek için yanyana birçok yer var, ben en çok Andama Beach Bar‘ı beğendim. Hem öğlen yemeği hem de denize girmek için tercih edebilirsiniz. Özellikle yemek yenilen alanı çok güzel dekore etmişler; minderler, tahta masalar, rahat sandalyeler… İnsana huzur veren bir ortamı var. Yemek menüsü çok geniş değildi ama yemekleri lezzetli, servis de gayet iyiydi.

andama-beach-bar-makri-alexandroupoli-yunanistan
Andama Beach

Restaurant Tsaousis ve Yolo Beach – yemekler ve servis çok iyiydi. Akşam yemeği için taverna gibi olan Tsaousis’i tercih edebilirsiniz, çalışanların çoğu Türkçe de biliyor. Ayrıca deniz için Yasu da güzel bir seçenek olabilir, Aqua Mare de güzel duruyordu ama yanındaki Andama kadar güzel bir dekorasyonu yok.

yasu-beach-makri-alexandroupoli-yunanista
Yasu Beach

Öğlen yemeği için sahilin başında bulunan Taverna Agias Paraskevi manzarasıyla güzel bir seçenek. Hafif yüksekte bulunuyor ve bu yüzden bütün sahil ayaklar altında. Ayrıca limon ağaçlarıyla dolu minik bir bahçesi var. Türkçe menüleri de var ama servis çok yavaş ve yemekler biraz yağlıydı; tek artısı manzarası ve otantikliği.

taverna-agias paraskevi-makri-alexandroupoli-yunanista
Taverna Agias Paraskevi

Biz gidemedik ama yan koyda herkesin önerdiği Taverna Ai Giorgis (Aya Yorgi) diye bir yer varmış, fotoğraflarından çok güzel görünüyor – hem beach hem restoran olarak aklınızda olsun.

grek salata-greek salad-makri-alexandroupoli-yunanista

Dönüşte de yol üstünde Alexandroupoli’ye uğradık. Burası, Batı Trakya’nın en büyük şehirlerinden. Şehrin ana caddesi ve sahili boyunca bir sürü kafe ve restoran var ve Pazar günü hepsi tıklım tıklım doluydu. 70.000 nüfuslu bir şehir için hem bu kadar çok zevkli mekan olması, hem de hepsinin bu kadar dolu olması baya şaşırtıcı! Yunanlar da bizim gibi kafelerde arkadaşlarıyla buluşmaya, zaman geçirmeye bayılıyor tabii. Ayrıca son yıllarda, özellikle Türk turistlerle artan turizm de söz konusu. Bu arada hem Batı Trakya Türklerinden dolayı hem de son yıllardaki artan Türk turistlerden dolayı birçok işletmede Türkçe menü de mevcut.

Yunanistan’da bir frappe içmeden dönmek olmaz. Frappe’nin Selanik’ten çıktığı söyleniyor ve Yunanistan’da aşırı popüler. Ya Yunan kahvesi (yani Türk kahvesi) içeceksiniz ya da frappe. 🙂 Alexandroupoli’de deniz kenarında Argo diye çok güzel bir yere oturduk. Biraz büyük bir mekan olduğu için fazla kalabalık ve onun yarattığı gürültü de vardı ama deniz kenarında, manzaraya karşı oturmak da ayrı keyifli.

argo-alexandroupoli-yunanista (2)
Argo’da frappe

Eğer Alexandroupoli’de yemek yemeyi düşünüyorsanız ise, adres Loukoulos. Lezzetli mezeler ve uygun fiyatları ile herkes bu tavernayı öneriyor.

Alexandroupoli’yi daha da keşfetmek istiyorum ama artık başka bir zamana. 🙂

Dönüşte hem Türk hem Yunan duty free’sinden faydalanabiliyorsunuz ve kasada uzun kuyruklar olduğunu söylersem şaşırtıcı olmaz herhalde. Eskiden en az 72 saat yurtdışında kalma şartı varmış, artık o da kalmamış. Böylece günübirlik gittiğinizde bile duty free’den alışveriş yapabiliyorsunuz. Bu arada Setur, İpsala sınırında muhteşem bir duty free yapmış, havaalanındaki mağazalarından hiçbir farkı yok.

Bir öneri de dönüş yolundan vereyim: sınırı geçtikten sonra Keşan yakınlarındaki Çamlıbel Restaurant‘da çam ağaçlarının gölgesi altında güzel bir yemek yiyebilirsiniz. İçki servisinin de olduğu restoranın en meşhur yemeği bölgenin ünlü “satır et”i. Ben biraz ağır ve yağlı buldum ama kuzu şişi oldukça güzeldi.

çamlıbel-keşan-türkiye
Çamlıbel Restaurant

Ayrıca alternatif olarak, dönüş yolunda yolunuzun üzerindeki Trakya bağ evlerine uğrayıp güzel Türk şarapları eşliğinde bir mola verebilirsiniz. Mesela Arcadia veya Barbare‘de.

Peki nasıl gidebiliriz derseniz; ya kendi arabanızla ya da otobüsle gidebilirsiniz. En mantıklı seçenek kendi arabanızla gelmeniz, çok daha rahat edersiniz. Tabii yurtdışında arabanızı kullanabilmek için sigorta ve kasko yaptırmanız gerekiyor. Herhangi bir sigorta şirketinden yaptırabilirsiniz. Ayrıca ehliyetiniz olması ve eğer arabanın ruhsatına kayıtlı olan kişi seyahat etmiyorsa ondan da noterde vekaletname almanız gerekiyor ve bu da 67.5 TL tutuyor.

 

Ne zaman gidilir?
Yaz aylarında bol deniz keyfi için, diğer mevsimlerde ise uygun fiyata lezzetli meze ve deniz ürünleri için gidilir. 🙂

Konaklama:

Makri sahilde birçok otel var, bunlardan Klio Hotel‘i tavsiye ediyorum, oldukça mütevazi ama hemen denizin kenarında ve geniş bahçesi de var. Ayrıca Haziran ayında açılan Ramada Plaza Thraki de spa tesisleri ile de gayet güzel bir seçenek.

Düğün notu: Aslında ne biz ne de kız tarafı Dedeağaçlı/Batı Trakyalı değiliz ama İstanbul’a yakınlığıyla, Yunanistan’da “beach wedding” konseptinde kumsalda bir düğün için çok güzel oldu. Eğer kumsal düğünü veya Yunan esintili, bol sirtakili bir düğün hayal ediyorsanız aklınızda olsun.

 

 

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s